Önce İnsan Sonra Haber

Et ve sütteki sorun yanlış yönetim..

Ülkemizde her bölgede hayvancılık yapabilme olanak ve kapasitesi varken esas sorun ürün bulmak değil o bölgelerde yatırıma uygun hayvan varlığını artırıcı politika ve destekler geliştirilmemesi sağlamaktır

Ekonomi 21 Ocak 2024 Pazar / 1 ay önce
Et ve sütteki sorun yanlış yönetim..

Ekleyen: Kozmiktürk

Kozmiktürk-Haber Merkezi

CHP Milletvekili ve TBMM Tarım ,Orman ,Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer Tarımda kamuya ait tesis ve işletmeler ile birden çok fabrikanın satılmış olmasına karşın mevcutlarında yeterli verimlilikte çalıştırılmadığını söyledi.

Gürer, özelleştirme kapsamına alınıp içi boşaltılan et ve balık kurumunun özelleştirme süreci sonlandırılıp 2013 yılında et ve süt kurumu olarak faaliyetlerine devam ettiğini hatırlattı . Gürer ”Süt Endüstrisi Kurumu ve Yem Sanayi özelleştirilme kapsamına alındı. Süt,Yem,Gübre fabrikaları özelleştirildi. Et ve Balık Kurumu 1995’te başlayan özelleştirmelerle kuruma bağlı 37 işletmeden 18’i satıldı. İşletmelerden 5’i bedelsiz olarak kamu kurumlarına devredilirken 3 işletme kapatıldı. 2013 yılında Et ve Balık kurumu et ve süt kurumu adını alıp özelleştirmeden kalanlar ile özelleştirme durduruldu kurum yeniden kamu statüsüne geçti. Elde kalanlarla ayağa kalkmaya çalışan kurum iktidar baskısından kurtulamadı. İktidar yönlendirmesi ile yapılan uygulamalarda piyasa düzenleme gücü kurumun inisiyatifine bırakılmadı ve et ile sütten sorunlu süreç başladı. Kurumda yapılan yatırımlar ve uygulamalarda sağlanan fayda istenen boyutta gelişmedi” dedi .

KURUM KAYNAKLARI DOĞRU KULLANILMALI

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer ,Et ve Süt Kurumunda yaşanan sorunlarla piyasa ile rekabet edemez duruma düşerken kuruma bağlı tesislerde zararlar oluşmaya başladığına işaret etti. Sayıştay denetim raporlarında yer alan bilgileri değerlendiren Ö.Fethi Gürer ”Trabzon Et Kombinasında üretim faaliyetinin olmaması, Yozgat Süt İşleme Müdürlüğünde ise çok az miktarda üretim yapılması nedeniyle toplam 16.584.669 TL çalışılmayan kısım gideri oluşmasına dikkat çekti.

Kurum kendisine bağlı et kombinalarında canlı hayvan kesimi, karkas parçalama işlemi, et ürünleri üretimini gerçekleştirdiği. Yapımı tamamlanıp faaliyete geçen Trabzon Et Kombinasında 2022 yılında herhangi bir kesim ya da üretim işlemi yapılmadığı ve kombinanın 2022 yılı zararı 12.900.928 TL olarak gerçekleştiğinin yer aldığını söyledi.

Gürer ”Yozgat Süt İşleme Müdürlüğü ise 2021 yılı sonunda faaliyete başlamış olup çevre illerden temin edilen sütlerle kaşar peyniri, tost peyniri ve beyaz peynir üretilmediği 2022 yılı satışları 1.287.160 TL dönem zararı ise 16.259.170 TL olarak gerçekleştiği görülmektedir. Sayıştay raporunda yer alan ifadelerde, “Gayri faal olan Trabzon Et Kombinası ile kapasitesinin altında üretim yapan Yozgat Süt İşletme Müdürlüğünün 2022 yılı toplam dönem zararı 29.160.098 TL olarak sonuçlanmıştır. Bu zararın 16.584.669 TL’si ise çalışılmayan kısım giderlerinde muhasebeleştirilmiştir. Fizibilite raporlarının hazırlanma sürecinde planların dikkate alınmamasının yanında öngörülerin, temel ve teknik bir analize dayandırılmaması, karşılaşılması muhtemel olan hammadde tedariki problemi ile yüzleşilmesine neden olmuş ve rantabl olmayan yatırım kararları alınmıştır. Neticede üretim girdisi (canlı hayvan, taze süt) temin edilememesi nedeniyle mevcut kapasite kullanılamamakta ve çalışılmayan kısım giderlerine katlanmak zorunda kalınmaktadır" denilmektedir.

Gürer, "İthal yoluyla Brezilya,Uruguay,Çekya’dan canlı hayvan ve et ithal eden kurumun elinin altında işletmelere göre bölgesel planlama yapamaması düşündürücüdür .Bölgede hayvancılığın geliştirilip İhtiyaca uygun gelişmeler sağlanmamış olması AKP zihniyetinin tarımda yetersizliğinin göstergesidir” dedi.

Gürer, Sayıştay raporunda "Kurum tarafından, yeni yatırım kararları alınırken hazırlanan fizibilite raporlarının; üst politika dokümanları ile uyumlu olmasının yanında bu dokümanlarda belirtilen genel öncelikler, sektörel ve bölgesel öncelikler, alt sektör öncelikleri de dikkate alınmalıdır. Ayrıca yeni yatırım projesi tekliflerinde rehberde yer alan format çerçevesinde, projelerin teknik, finansal, ekonomik ve sosyal yapılabilirliğinin, önceliğinin ve istihdama katkısının fayda- maliyet veya maliyet etkinlik analizi ile ortaya konulması önem arz etmektedir.” ifadelerinin de yer aldığına işaret ederek şöyle dedi:

"Ülkemizde her bölgede hayvancılık yapabilme olanak ve kapasitesi varken esas sorun ürün bulmak değil o bölgelerde yatırıma uygun hayvan varlığını artırıcı politika ve destekler geliştirilmemesi sağlamaktır. Bölgede özel sektör yatırımları varlığına karşın kamunun da sürece dahil olarak kapsamlı çalışmalar yapması kırsalında gelişimini sağlayacaktır. Kurum bünyesinde faaliyet gösteren ve hammadde yetersizliği nedeniyle çalışılmayan dönem giderlerine neden olan işletmelerde, hammadde tedarikine yönelik strateji doğru bir planlama ile aşılması olasıdır. Çözümü ithalatta arayan iktidarı işin özünü kavrayıp ülke genelinde hayvancılığa doğru yatırımlar yaparak sorunların aşılması sağlanabilir.”