Önce İnsan Sonra Haber

Bak şimdi nasıl kıvırmaya başlayacak..

Benim için kendi kendine davet uyduruyor diyen bu acemi adaya bunu postayla yollayacağım, hiç sanmam ama utanır mı, bilmem.

Gündem 25 Şubat 2024 Pazar / 2 ay önce
Bak şimdi nasıl kıvırmaya başlayacak..

Ekleyen: Kozmiktürk

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu,  AKP’nin İBB adayı Murat Kurum’un; kendisinin Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistemler açılışına davet edilmediği iddiasına belgeyle yanıt verdi. Silivri mitinginde davetiyeyi gösteren İmamoğlu, “Şimdi benim için kendi kendine davet uyduruyor diyen bu acemi adaya bunu postayla yollayacağım, hiç sanmam ama utanır mı, bilmem. Bu maili gördü ya, bak şimdi nasıl kıvırmaya başlayacak” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugün Silivri’de içme suyu yatırımları açılışına ve halk buluşmasına katıldı. Burada kalabalığa seslenen İmamoğlu; ihmali, israfı ve ihaneti ortadan kaldırdıklarını söyledi. İmamoğlu, şöyle konuştu:

“250 BİN ÇOCUĞA EKREM AMCALARININ MEGA PROJESİ HALK SÜT: Bizden önce İstanbul’da kimin arsasına fazladan imar yaptılar, kimin işinde rant sağladılar, kime iş verdiler, kime vermediler; bunlar konuşuluyordu. Bizim bu dönemimizde çocuklarımıza kreş konuşuluyor. 100 bin gencimize burs, 5 bin 200 öğrencimize yurt imkanı konuşuluyor. Silivri’deki üreticilerden de bir dönem alıp dağıttığımız süt konuşuluyor, Halk Süt. Bunlar bizim süt dağıtmamızla dalga geçiyorlar aklı sıra. ‘Öyle mega proje mi olurmuş’ diyerek dalga geçiyorlar. Vallahi de billahi, 250 bin çocuğa süt dağıtan Ekrem amcalarının mega projesi Halk Süt. Anlayana... İSKİ aracılığıyla Silivri’nin alt yapısını düzeltmek ve güçlendirmek için çok güzel işler yaptık. Silivri’ye tamamladığımız ve devam eden işlerimizin toplam bedeli 4,4 milyar lira. Silivri, tarihinde hiçbir dönem böyle bir yatırım görmedi. Silivri’de tarıma ve üreticilere yaptığımız desteklerden burada uzun uzun anlatmayacağım ama İBB tarihinde gerçekleştirdiğimiz pek çok ilkten birisi olan bu destekler sayesinde Silivri’nin üreticilerine sorun, desteklerimiz sayar sayesinde hayatları nasıl değişti?

TALANI, RANTI SÖKÜP ATTIK: En zor koşullarda, pandemi döneminde, bugüne kadar ve bundan sonra göreceksiniz, tarım desteklerimizi daha da artıracağız. Silivri’ye, İstanbul’un tarım alanlarına bereket gelecek. Talanı, rantı, yalanı bu şehrin üzerinde söküp attık. Şimdi tamamen kovacağız. Bu yaptıklarımızla Silivri, tarihinde hiç olmadığı kadar büyükşehir belediyesinden hizmet aldı. İmamoğlu, Silivri’ye niye bu kadar çok önem verdi? Onu da söyleyeyim. Ben seviyorum. Buraya ayrı bir bağlılığım var ama kendine has pek çok özelliği, güzelliği var ama İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak benim gözümde Silivri’nin en önemli özelliği şu. İstanbul’un birbirinden değerli, hiçbirini birbirinden ayırmadığım 39 ilçesinden birisi olması, o kadar. Bu adalettir. İstanbul’un hiçbir ilçesine, hiçbir kesimine ayrımcılık yapmadığımız için Silivri bu kadar çok icraat gördü. Daha önceki dönemlerde başka partide diye kapısını çalmazlardı. Ben de yaşadım ama ben öyle yapmadım. Ben bu şehrin insanını birbirinden ayırmadım. Bu şehrin insanına ‘Sen o partidensin, bu partidensin’ demedik. Geçmişi, yaşamı, etnik kökeni, inancı ayırt etmedik. İstanbul’un her ilçesini, her siyasi düşünceden, her inançtan, her kökenden vatandaşımızı bir ve eşit gördüğümüz için Silivri de bu kadar hizmet aldı, almaya da devam edecek. İşin sırrı budur, eşitliktir, adalettir. Bugün açılışını yapacağımız Silivri içme suyu yatırımları, bu güzel ilçemizin yalnız bugünkü değil; gelecekteki su ihtiyacını da karşılayacak. Kuraklığın ne boyutlara geldiğini düşünürseniz hayati önemde bir proje bu. Proje kapsamında inşa ettiğimiz Gümüşyaka içme suyu arıtma tesisiyle 12 adet faal kuyudan elde edilen suların arıtmalarını sağladık.

BÜYÜK İSRAFIN ADI MELEN BARAJI: 314 bin metre içme suyu hattı imalatı yaparak, isale hatlarımızı yenileyerek, yani suları size taşıyan boruları yenileyerek Silivri’nin dört bir yanına kesintisiz ve sağlıklı içme suyu ulaşmasını sağladık. Bunların güncel yatırım bedeli 1 milyar 787 milyon. Bu kadar bütçeyi ayırdık ve bu sorunu çözdük. Su ihtiyacını karşılamak açısından Silivri’nin bugününü ve geleceğini güvence altına aldık. İstanbul kurak günlerde bir damla suyu bile arıyor. Bir damla suyu bile israf etmememiz gerekiyor. Her damlasını çok kaliteli harcamamız gerekiyor. Su kayıp ve kaçaklarını engellememiz gerekiyor. Bu konuda çok ciddi yatırımlar yaptık. Sadece 4,5 yılda yüzde 22’lerden 18’lere indirdik kayıp kaçak oranını, daha da bu konuda çalışıyoruz ama bu büyükşehirde önemli israflardan birisi, ne yazık ki bu konuda, özellikle su konusunda yapıldı. İhmal ve israfın bir ayrı penceresi. Yıllarca İstanbul’da söylenen en büyük yalanlardan birisi içme suyu konusunda söylendi. Nedir, biliyor musunuz? O büyük israfın, o büyük yalanın adı Melen Barajı. Hatırlayın, 2019’da Sayın Cumhurbaşkanı, o dönemde meydanlarda bana ithamda bulunarak ‘O bilmiyor’ dedi. ‘2050 yılına kadar İstanbul’un sorununu çözdüm’ dedi.

BU MİLLET ALDANANI DA ALDATILANI DA SEVMEZ: Melen Barajı’nın bittiğini düşünüyordu. ‘Melen Barajı’nı bitirdik’ dedi. Hatta ‘2071 yılına kadar su sorunu yaşanmayacak bu şehirde’ dediler ama Melen Barajı da onların yalanları da bitmedi. Ben seçimden sonra bir gittim ki koca barajın bütün o duvarları çatlaklar içerisinde. 10 yıl önce temelini attıklarında ‘İki yılda bitireceğiz’ diyenler, bugün Melen Barajı’nın adını ağızlarına bile almıyorlar; aynen Kanal İstanbul’un adını ağızlarına almadıkları gibi. Acı olan, ortada Melen Barajı diye bir şey yok. Ortada Melen Barajı rezaleti var. Melen Barajı rezaletinde imzası olanlar, bugün hiç utanmadan bir de ‘İstanbul’a 6 yeni baraj yapacağız’ diye vaatte bulunuyorlar. Vatandaşı bu kadar kolay kandırabileceklerini düşünüyorlar. Kandırma işinde bulunan çok marifetli ama iki konuda marifetlerini ispat etmişler. Bu iki konu ne, biliyor musunuz? Sırası geldi mi aldandık diyorlar, sırası geldi mi aldatıyorlar. Bu millet aldananı da sevmez, aldatılanı da sevmez. Bu millet, başına aldananı da getirmez, aldatanı da getirmez.

BAŞKANIN AÇILIŞA DAVET EDİLMEMESİNE SEVİNEN BİRİ Mİ OLUR: Aldanma işine sıra gelmişken bir konuya değinmeden geçemeyeceğim. Cuma günü, Sancaktepe’de şöyle naif bir şey söyledim. Dedim ki, bu zamana kadar da hiç davet edilmemiştim. İlk kez Sirkeci-Kazlıçeşme tren hattının açılışı için tarafıma davet geldi. Çok teşekkür ederim. Bu davete katılacağım. Çünkü yanlış uygulamanın bitmesi gerekir, dedim. Aynen böyle söyledim. Ertesi gün ses, acemi adaydan çıktı. Acemi aday dedi ki, ‘Hayır’. Büyük bir şey yakalamış gibi, ‘Ulaştırma Bakanı’na sordum, Ekrem İmamoğlu davet edilmedi’ dedi. ‘Kendi kendine davet uyduruyor.’ Sevindi ya. Adam sevindi yani. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın İstanbul’da bir açılışa davet edilmemesine sevinen biri olur mu Allah aşkına ya? Normal biri, ben daveti uydurmuş olsam dahi ‘İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’dır, başımızın üstünde yeri var. En güzel şekilde ağırlarız.’ AK Parti seçmeni, İstanbullu hemşehrilerim bunu duysun. Özellikle bu sözleri duysun. Bakın, çok ayıp. Bizim toplumumuzun örfüne adetine yakışan bir tavır mı bu? ‘Hayır, davet edilmedi, gelmesin.’ Takdiri size bırakıyorum.

ALDIM, GETİRDİM DAVETİYEYİ: Peki ama iş burada bitmedi. Diyebilirsiniz ki, sen de davet edilmedin kardeşim. Madem neden davet edildim diyorsun, diyebilirsiniz. Şimdi ekranlara bir görüntü gelecek. Şimdi bu bana gelen davet maili? Aldım, getirdim. İşte yazıyor. Bu bana gelen davet maili. Kimden geliyor davet? Açılışın olduğu yerin ilçe belediye başkanı Sayın Ergün Turan, yukarıda yazıyor. Buradan Fatih Belediye Başkanı’na teşekkür ediyorum davet için. İyi düşünmüş, güzel düşünmüş. Sonra nereye geliyor? Aşağıda yazıyor bak. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı protokolüne geliyor? Yani benim protokolüme 22 Şubat Perşembe, öğleden sonra 3’ü 26 geçe gelmiş. Konu ne? Aşağıda yazıyor. Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem açılış daveti. Mektuba davetiyenin dijital hâli de eklenmiş. Yani sadece bununla kalmamış, bir de dijital hâle eklenmişiz. Cumhurbaşkanının da katılacağı yazıyor. ‘Açılış törenine katılmanızdan onur duyarız’ diyor. Kim diyor? Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu.

DAVET YENİLENİRSE GENE GİDECEĞİM: Şimdi benim için kendi kendine davet uyduruyor diyen bu acemi adaya bunu postayla yollayacağım, hiç sanmam ama utanır mı, bilmem. Bu maili gördü ya, bak şimdi nasıl kıvırmaya başlayacak... Aslında öyleydi de böyleydi. Yazıyorum bakın buraya. Fatih Belediyesi’ne suç atar, Fatih Belediye Başkanı’na suçu atıp kaçar bu. Yazık ya. Vallahi yazık. Biraz ar etse verdiği ÇED raporunda ‘Heyelan tehlikesi yok’ diye imza atıp Erzincan’da 9 kişinin heyelanla ölmesinin acısını yaşardı. Bunu yapmak ve ailelerin acılarına ortak olmak yerine magazin programına çıkıp, gülerek ‘ÇED raporu ile ne alakası var’ demezdi. Şimdi bu daveti herkes gördü. Çok net bunu anladı. Artık ne yapması lazım? Nezaketli biriyse en azından çıkıp özür dilemesi gerekir. Henüz geç değil. Ben buradan tekrar edeyim. İster Fatih Belediyesi, ister Ulaştırma Bakanı, ister Cumhurbaşkanı, tarafıma davet yenilenirse ben bu hattın açılışına gene gideceğim. Gene katılırım. Sorun yok.

CUMHURBAŞKANLIĞI KOLTUĞU DA MİLLETİN: İstanbul’da devletimizin bir açılışına katılmak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin vazifesidir. İstanbul’da bir açılışa Büyükşehir Belediye Başkanını davet etmek de vazifedir. O cumhurbaşkanlığı koltuğu da bu milletin, o bakanın koltuğu da bu milletin, bu belediye başkanının koltuğu da bu milletin. Onu onlar bilmiyor. Bunu onlara öğreteceğiz. Bu dediğim tavır ve davranış mecburiyettir. Bu nezaketi devlet katından uzak tutmak doğru değildir. Bu iş, acemi adayın ağzına konu edilecek sıradanlıkta bir olay da değildir. Kanal İstanbul meselesini hatırlayın. Kanal İstanbul meselesi, ‘Halkın gündeminde değil. Halkın gündeminde olmayan konulara ben girmiyorum’. Kanal İstanbul ne zaman halkın gündeminde oldu? Kanal İstanbul, ya Sayın Cumhurbaşkanı’nın gündemi oldu ya oraya yatırım yapan bazı Arap yarımadası ülkelerindeki iş adamlarının gündemi oldu ya da sıklıkla sen konuştun, hatta şöyle konuştun. ‘Yapacağız.’ Aynen böyle dedi.

İNSANLAR YOKLUK, YOKSULLUK İÇİNDE: Onun için millet, sizin bu yalanlarınızı aldatmayacak. Millet sizi 40 yılda bir çarşıda, pazarda gördüğünde, sizler pazara geldiğinde ‘Bana ne olur Kanal İstanbul’u yap’ mı dedi. Milletin gündemi daha önce Kanal İstanbul muydu? Hayır. Aynen bugün olduğu gibi hayat pahalılığı pahalılığıydı. Geçinememekti, iş bulamamaktı, enflasyon bu ülkede üç hanelere çıkmış. Emekliye, cumhuriyet tarihine en kötü dönemi yaşatılmış. Pazarlarda kadınlar, erkekler ağlayarak geçim sıkıntısını anlatıyor. Ben pazarlardayım. Her gün bir semtte pazara gidiyorum. Vatandaşla dertleşiyoruz. Dertlerini dinliyorum. Geliyor annemiz, babamız, amcamız, teyzemiz, kardeşimiz, evlatlarımız, daha küçücük çocuklar bile sıkıntısını anlatıyor, böyle kafa kafaya veriyoruz. Kulağımı ona dayıyorum, onu sessizce dinliyorum. İnsanlar yokluk, kıtlık, yoksulluk içinde. Bunlar hâlâ neyin peşinde? Bu kadar rahat yalan söyleyenlerden, seçim öncesi her renge boyanıp her kılığa girenlerden İstanbul’a hiçbir fayda gelmez. Allah memleketimizi, milletimizi, şehrimizi, hemşehrilerimizi bunlardan korusun.

BUNLAR ANCA İSRAFI BİLİR: Bunlar belediyeciliği bilmez. Bunlar ancak israfı bilir, İstanbul’a ihaneti bilir. Ben demedim, kendisi defalarca tekrarladı, ‘İhanet ettim bu şehre’ diye. 2019’da bunların düzeni bozuldu. Düzeni bozulan o bir avuç insan, o günden beri sürekli yaygara koparmaya çalıştılar. Çünkü İstanbul’un başardığını gördüler. Hep birlikte milletçe el ele, kol kola israfı bitirdik. Bu şehre biz hizmeti getirdik. Bu şehre en güzel hizmeti biz taşıdık. 5 yıldır bu şehirde herkesten çok sizin sözünüz geçiyor. Siz ne derseniz o oluyor. Siz daha fazla metro istiyorsunuz, yapıyoruz. Daha çok yeşil alan diyorsunuz, açıyoruz. Kreş, Halk Süt, Anne Kart, burs, yurt, kent lokantası, kütüphane, otopark, spor tesisi; siz istiyorsunuz, biz yapıyoruz. Sizinle aynı yolda, sizinle aynı hedefe doğru ve yalnız sizi dinleyerek yürüyoruz. Yıllarca bu şehri yönetip size kulaklarını tıkayanlar, şimdi bir kez daha sesinizi kısmak istiyorlar. Yalnız onların sesi çıksın istiyorlar. Onlar ne verirse siz o kadarıyla yetinin istiyorlar. Sizler onlara izin vermeyin. Şimdi yeniden gücümüzü birleştirme, sesimizi daha gür çıkarma ve hep birlikte ayağa kalkma zamanı. Gelin, hakkınız olanı elinizden almaya kalkanlara hep birlikte dur diyelim. İsraftan beslenenlerin eski düzenlerini yeniden kurmalarına engel olalım. Gelin, hep birlikte sandık başında bir olalım. Milletin ekmeğine göz koyanlara asla geçit vermeyelim. Haydi İstanbul. Tam yol ileri.”Ankahaber