Önce İnsan Sonra Haber

Bakan Güler, Harbiyelilere ne tavsiye etti?

Kendinizi hedefinize adayın ve başladığınız çalışmaları bitirin. Çünkü size kıymet kazandıracak yaptığınız işlerdir.

Gündem 15 Mart 2024 Cuma / 2 ay önce
Bakan Güler, Harbiyelilere ne tavsiye etti?

Ekleyen: Kozmiktürk

Kozmiktürk-Haber Merkezi

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, En büyük Harbiyeli Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Kara Harp Okuluna girişinin 125’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende, "Bir asır önce savaştan yeni çıkan kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan genç Cumhuriyetimiz, muasır medeniyetler seviyesinin üzerine ulaşma ülküsüyle bugün hemen her alanda önemli gelişmeler kat ederek dünyada etkin ve saygın bir konuma ulaşmıştır. Elbette geçtiğimiz bir asırlık süreç ülkemiz için kolay olmamıştır. Cumhuriyetimiz pek çok badireyi atlatarak bugünlere gelmiştir. " dedi.

Harbiyelilere seslenen Bakan Yaşar Güler şunları söyledi:

ATATÜRK’Ü SAYGI VE MİNNETLE YÂD EDİYORUM

“Değerli Silah ve Mesai Arkadaşlarım, 
Sevgili Harbiyeliler,
Sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Millî Mücadelemizin lideri, Cumhuriyetimizin kurucusu aziz Atatürk’ün, Harbiyeli olmasının 125’inci yıl dönümünde, bu ilim ve irfan yuvasında siz değerli Harbiyelilerle bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Bu anlamlı gün vesilesiyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha saygı ve minnetle yâd ediyorum.

Kahraman ordumuza 190 yıldır birçok komutan yetiştiren Harbiye’de eğitim görmek hepimiz için bir gurur vesiledir.

Benim de 50 yıl önce teğmen rütbesiyle mezun olduğum bu şanlı yuvanın, bugünkü mümtaz seviyesine ulaşmasında katkısı bulunan herkese saygılarımı sunuyor, ebediyete irtihal edenleri rahmetle anıyorum.

18 yaşında bir genç olarak vatan ve millet aşkıyla Harbiye üniformasını giymeyi tercih eden Mustafa Kemal’in bu kutsal ocakta edindiği askerî bilgi ve becerilerin yanı sıra kazanmış olduğu değerler ve zenginleşen fikir dünyası, ona hayatı boyunca yol göstermiştir.

İşte bu değerlerle Atatürk’e dönüşen Mustafa Kemal; büyük bir komutan ve devlet adamı olarak, özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinde asil milletimize liderlik etmiş; onun dâhiyane politika ve stratejileri ile Millî Mücadele’de zafere ulaşılmıştır.

Bu zaferin sonunda da ilelebet payidar kalacak Cumhuriyetimiz kurulmuştur.

Bir asır önce savaştan yeni çıkan kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan genç Cumhuriyetimiz, muasır medeniyetler seviyesinin üzerine ulaşma ülküsüyle bugün hemen her alanda önemli gelişmeler kat ederek dünyada etkin ve saygın bir konuma ulaşmıştır.

Türkiye artık pek çok alanda ulaştığı güçlü seviye ile uluslararası arenada gıpta ile takip edilmektedir.  “Türkiye Yüzyılı” hedefleriyle başladığımız Cumhuriyetimizin ikinci asrında da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve uygulamaları en önemli yol göstericimiz olacaktır.

Elbette geçtiğimiz bir asırlık süreç ülkemiz için kolay olmamıştır. Cumhuriyetimiz pek çok badireyi atlatarak bugünlere gelmiştir. 

Ülkemiz hâlâ da birçok tehdit ve tehlike ile karşı karşıyadır. Bu nedenle stratejik önemi yüksek fakat bir o kadar da zorlu olan coğrafyamızda güçlü bir devlet yapısına ve güçlü bir orduya sahip olmamız zorunluluktur.

Türkiye; özellikle son yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirilen uygulamalarla güçlü bir devlet konumuna ulaşırken, kahraman ordumuz da tarihinin en etkin ve güçlü seviyesine yükselmiştir. Yerli ve millî savunma sanayimizin yüksek teknoloji ürünleriyle donatılan Türk Silahlı Kuvvetleri;

- Hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye; 

- Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından geniş kapsamlı tatbikatların icrasına kadar pek çok görevi başarıyla yerine getirmektedir.

Diğer yandan her geçen gün yenilerini envanterimize kazandırdığımız yerli ve millî savunma sanayi ürünleriyle de şanlı ordumuzun imkân ve kabiliyetlerini daha üst seviyelere çıkartmaktayız.

Bu kapsamda Fırtına Obüsleri, İHA-SİHA ve TİHA’larımız, Taarruz helikopterlerimiz, TCG Anadolu gemimiz ve hava savunma sistemleri gibi birçok kritik ürün, kahraman ordumuzun istifadesine sunuldu.

Son olarak ülkemizin göz bebeği olan yerli ve millî muharip uçağımız KAAN da, 21 Şubat’ta ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi.

TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİSİNDE SINIF ATLADI

Artık ülkemiz, kendine ait 5’inci nesil savaş uçağını tasarlayıp üretebilen dünyanın sayılı ülkelerinden biri olarak savunma sanayinde sınıf atlarken, daha büyük hedeflere yürümemizin yolu da açılmış oldu.

Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda sadece kara, deniz ve hava platformlarında değil, siber ve uzay alanlarında da kritik projeleri başlattık.

Nitekim uzay bilim misyonumuz çerçevesinde ilk kez bir Türk vatandaşı, Hava Kuvvetlerimizin seçkin bir personeli olan Pilot Albay Alper Gezeravcı, uzay yolculuğuna çıktı ve görevini başarıyla tamamladı. Bu yolculuk, ülkemizin bilim ve teknoloji alanındaki ilerlemesinin yeni ve tarihî bir adımıdır. 

Bu uzay yolculuğuna çıkan ilk Türk astronotunun sizler gibi bir Harbiyeli olması da ayrı bir gurur vesilesidir.

Sizlerin de bu gelişmelerden ilham alarak gelecekte ülkemiz adına önemli başarılara imza atacağınıza yürekten inanıyorum.

Ülkemiz, gerek savunma ve güvenlik alanında yaptığı atılımlarla, gerekse uluslararası barış ve istikrara sağladığı katkılarla bölgesinde ve dünyada başat aktör hâline gelmiştir. 

Türkiye, artık sahada ve masada gösterdiği etkinlikle dünya güvenlik mimarisinin ve müzakere masalarının vazgeçilmez bir üyesidir.

Pek çok coğrafyada ülkemizin ve kahraman ordumuzun üstlendiği kritik görevler, gücümüze güç katarken; bu misyonumuzun sürekli olabilmesi de bir o kadar önemlidir.

Dolayısıyla yeni yetişen siz değerli subay adaylarımızın da ülkemizin ulaşmış olduğu bu üstün seviyeyi anlamasını, gelişmelere en iyi şekilde vakıf olmasını bekliyoruz.

Bu kapsamda, tüm faaliyetlerinizi böylesine etkin, caydırıcı ve saygın bir orduda görev alacağınız bilinciyle sürdürmelisiniz. 

HARBİYELİLERE TAVSİYELER

Aziz Atatürk’ün de ifade ettiği gibi sizler; “fikren, ilmen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar” olarak vatanımızın bütünlüğüne, devletimizin bekasına, asil milletimizin egemenlik ve bağımsızlığına yönelecek her türlü tehdide karşı koyacak şekilde kendinizi yetiştirmelisiniz. Bunun için de evvela eğitim süreçlerini çok iyi şekilde değerlendirmelisiniz. Bu çerçevede geleceğin lider personeli olacak siz kıymetli evlatlarıma bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum:

Değerli Harbiyeliler,

“İlim; ilim bilmektir / İlim; kendin bilmektir / Sen kendini bilmezsen / Ya nice okumaktır.” dizelerinde de ifade edildiği gibi, her şeyden önce kendinizi tanıyın; kabiliyetlerinizi, ilgi alanlarınızı ve potansiyelinizi keşfedin.  

Kendinizi hedefinize adayın ve başladığınız çalışmaları bitirin. Çünkü size kıymet kazandıracak yaptığınız işlerdir.

Bunun için öz disiplininizi güçlendirin. Kararlı ve inançlı olun. Büyük şeyleri başarmak için bilgi ve cesaret gereklidir. Bilgi, okudukça ve gözlemledikçe; cesaret ise, bilgi ve tecrübe ile yoğruldukça gelişir, güçlenir. 

İnançlı, planlı, çalışkan ve azimli olduğunuz sürece başarı daima yanı başınızda olacaktır. Bu yüzden çalışmak, hayatınızın ana felsefesi; sabır ve disiplin ise bu yolda asla vazgeçmeyeceğiniz iki meziyet olmalıdır.  

Unutmayın ki taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir. Askerlik mesleğinin özü olan disiplin de başarının vazgeçilmez anahtarıdır. Hiçbir engel veya imkânsızlık, vazifenizi yapmaktan sizleri alıkoyamamalıdır. 

Diğer yandan yapacağınız işlerde, takım çalışmasına önem verin, aranızdaki iş birliği ve dayanışmayı geliştirin, farklı bakış açılarından faydalanın. Emin olunuz ki birlikte çalışarak daha büyük başarılara imza atabilirsiniz.

İnanıyorum ki sizler burada edineceğiniz millî, manevi ve mesleki değerlerinizle en zor koşullarda dahi milletimize ve devletimize hizmet edecek subaylar olarak ülkemizin geleceğinin güvencesi ve kahraman ordumuzun gururu olacaksınız.

Sonuç olarak sizlerin, bu esaslar çerçevesinde ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “En hakiki mürşit ilimdir, fendir” sözünden hareketle aklın ve bilimin rehberliğinde kendinizi en iyi şekilde yetiştirmenizi bekliyoruz.

Değerli Misafir Harbiyeliler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “yurtta barış, dünyada barış” ilkesini, kendine prensip edinmiş bir ordunun mensupları olarak sizleri aramızda görmekten son derece mutluyuz.

Sizler, bu kutsal yuvada almış olduğunuz çağdaş eğitim ve öğretimin yanı sıra, arkadaşlarınızla kuracağınız dostluklarla gelecekte dünya barışına ve insanlığa önemli katkılarda bulunacaksınız. Gelecek yıllarda ülkelerinizde yüksek komuta kademelerinde görevler icra edecek sizlerin, ülkelerimiz arasında ikili askerî ilişkilerin gelişmesine yönelik büyük gayret sarf edeceğinize yürekten inanıyorum. Sizlerden tek beklentimiz, burada kurduğunuz dostlukları ve aramızdaki gönül bağını bir ömür boyu devam ettirmeniz ve sizi çok sevdiğimizi bilmenizdir.

Kara Harp Okulunun Değerli Komutanları ve Öğretim Üyeleri,

Türk Silahlı Kuvvetlerinin komuta kademesinin yetiştirilmesi gibi büyük bir sorumluluğu omuzlarınızda taşımaktasınız. 

Harbiyelilerin, gelecekte üstleneceği vazifeleri öngörerek onları en iyi şekilde yetiştirmek ve yarınlara hazır etmek için tüm gayretinizle çalışınız. Kurduğunuz her cümle ile göstermiş olduğunuz her bir davranış şekliyle rol model olduğunuzu ve kıymetli evlatlarımızın başarı hikâyesine giden yolda belirleyici bir adım attığınızı unutmayın. 
Bu bilinçle çalışmalarınıza devam etmeniz, ordumuzun geleceği olan genç subaylarımızın en iyi şekilde yetiştirilmesi bakımından hayati önemdedir.

Bugüne kadar sergilediğiniz fedakârlık ve özverili çalışmalar nedeniyle Kara Harp Okulunun siz kıymetli yönetici, komutan, personel ve öğretim görevlilerine teşekkür ediyor; bundan sonra da görev ve sorumluluklarınızı en iyi şekilde yerine getireceğinize yürekten inanıyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle;

- Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyor; 

- Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum.

Sevgili Harbiyeliler, 

Başarılarınızın devamını diliyor, her birinizi gözlerinizden öpüyorum. Kalın sağlıcakla…”