Gelir dağılımı, bir ülkedeki gelirin farklı gelir grupları arasında nasıl dağıldığını gösteren önemli bir göstergedir. Gelir dağılımının adil olması, bir ülkenin kalkınması, sosyal istikrarı ve sürdürülebilirliği için kritik öneme sahiptir.

Türkiye'de gelir dağılımı son yıllarda hızla bozuldu. En yüksek gelir grubunun milli gelirin toplamından aldığı pay artarken, en düşük gelir grubunun aldığı pay azaldı. 2023 yılı verilerine göre en yüksek gelir grubunun milli gelirin yüzde 48,5'ini, en düşük gelir grubunun ise yüzde 5,9'unu aldığı belirtiliyor. Bu tablonun özeti; Türkiye'de gelir eşitsizliğinin tavan yaptığıdır. Bu fahiş adaletsizlik diğer adaletsizlikleri ve ahlaksızlıkları da beraberinde getiriyor doğal olarak..

İşsizlik, yoksulluğun ve gelir eşitsizliğinin en önemli nedenlerinden biri. Türkiye'de 2023 yılı Aralık ayı itibariyle işsizlik oranı yüzde13,3'tür. Geniş kapsamlı işsizlik ise yüzde 20'nin üstünde.

Eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimde eşitsizlik de gelir eşitsizliğinin göstergelerinden. Türkiye'de eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimde gelir grupları arasında uçurum var.

Emekli maaşlarının komik denecek derecede az olması, asgari ücretin düşüklüğü, insanların yoksulluk sınırının altında yaşadıklarına işaret ediyor.

Hele vergi sistemi! Vergi sisteminin adil olmaması, gelir adaletsizliğini artıran faktör. 

Yetersiz yatırımlar nedeniyle gerekli istihdam sağlanamıyor. 

İktidar sahipleri istedikleri kadar 'büyüdük-zenginleştik' desinler. O zenginliği 85 milyonluk ülkenin 4.5 milyonu iç ediyorsa yapılacak şey bellidir. Ekonomik büyümenin her zaman gelir dağılımını iyileştiremediği bugün açıkça görülmektedir.

Kazancın eşit ve hakça paylaşılmaması yoksulluğu artırır. Açlığı çoğaltır. Suç ve suçlu enflasyonuna yol açar. Bu da sosyal yapıya zarar verip huzursuzluğa sebep olur. Gidişat gerilimlere kadar varabilir. Doğal olarak siyasi istikrarsızlık da gündeme gelebilir. 

Hal böyleyken vergiyi adaletle tahsil etmek, sağlanan geliri adil dağıtmak şarttır. Zenginden az, fakirden çok vergi alan bir sistemin adı olsa olsa 'vicdansız düzen' olur...

Mehmet Şimşek'e sormak lazım. Fakirin ümüğünü sıkarak mı ekonomist oluyorsunuz?