Ekonomide tablo vahim. Vatandaşlar burnundan soluyor. Seçim de yaklaştı. Sonbahar için ciddi bir söylenti var. Manzara seçimin 2023'e kalmayacağına işaret ediyor.

Devlet Bahçeli'nin Kemal Kılıçdaroğlu ile erken seçim ve adaylık pazarlığı yaptığı iddiası kulislere yansıdı. Anlatılanlara göre Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığını açıklaması şartıyla Kasım'da erken seçim yapılabileceğini söylemiş.

Bu kulis doğruysa AKP-MHP-BBP'den oluşan Cumhur İttifakı'nın Kemal Kılıçdaroğlu'nun muhalefetin adayı olmasına 'can simidi' olarak baktıklarını belirtebiliriz. 

Zaten uzun bir süredir iktidar cenahından Kılıçdaroğlu'nun aday olmasını arzu eden görüşlerle karşılaşıyorduk. Son olaran Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün Kızılcahamam'da topladığı partililerine hitabında Kılıçdaroğlu'na gaz vererek aday olmasını istedi. Erdoğan, "Seçim tarihi belli olduğuna göre sen şimdiden Haziran 2023’e hazırlan. Ama önce adayınızı belirleyin. Sen kendin sıkıysa aday oluyor musun olmuyor musun? Önce bunu açıkla" ifadeleriyle hem kızgınlığını hem arzusunu belli etti.

İktidar'ın Kılıçdaroğlu isteğini bir yana bırakıp 6'lı masadaki duruma baktığımızda ise Erdoğan ve Bahçeli'yi memnun etmeyecek bir ortam olduğunu söylemeliyiz. Çünkü 6'lı masadan Kılıçdaroğlu'nun adaylığının geçmesi ihtimali düşük. CHP'de özellikle ikbal hesapları yaparanların Kılıçdaroğlu ismini öne sürmelerine karşın hatırı sayılır bir çoğunluk da başka aday çıkarılmasından yana. İsim olarak da Ekrem İmamoğlu ve Mansur Mavaş'ı dillendiriyorlar. 

6'lı masa ortağı Meral Akşener daha önce Abdullah Gül'ün adaylığını önlemişti. Şimdi de Kılıçdaroğlu'na karşı bir duruş sergilediğini gözlemliyoruz. Bunun başlıca nedeni Kılıçdaroğlu aday yapıldığı takdirde iktidar cenahının tekrar kazanacak olma ihtimali. Ayrıca Abdullah Gül'ü engelleyen Akşener'in, Gül'le aynı havuzda olduğu izlenimi veren Kılıçdaroğlu'nu desteklememesi de normal. Gül ve Kılıçdaroğlu'nun kankiliği rahatsızlık yaratan bir husus.

Kılıçdaroğlu kendi adaylığında diretirse 6'lı masada sorun çıkması muhtemel. Ali Babacan'ın 'uzlaşma olmazsa' aday olacağını açıklaması, Ahmet Davutoğlu'nun '6 lider ortak yöneteceğiz' demesini de dikkatinize sunmam lazım. 

Babacan ve Davutoğlu'ndan bahsetmişken ikisinin oylarını toplasanız Demokrat Parti(DP) kadar etmediğini vurgulamak lazım. AKP'nin yaptırdığı bir ankette DP'nin oylarının yüzde 3.2 olduğunu anlattı geçenlerde bir kaynağım. Üstelik DP ve Gültekin Uysal'ın yükselişi devam ediyor. 

DP'den bahsetmişken size bir soru: 6'lı masadaki liderlerin hangisi uzlaşmayla aday olarak açıklanabilir?

Kılıçdaroğlu ve Akşener zor. Babacan ve Davutoğlu imkansız. Karamollaoğlu zaten öyle bir hesap içinde değil. Geriye Gültekin Uysal kalıyor. Uysal'ın böyle bir planı olmadığı ortada. Lakin Kılıçdaroğlu, Uysal'ın ismini ortaya atsa ne derler acaba? 

Tabi bu anlattıklarım "6'lı masadan bir aday çıkaralım" zorlaması halinde gündeme gelebilecek şeyler. Masa dışından aday belirlenecek olursa İmamoğlu veya Yavaş'ın ön planda olduğu açık. Ama başka isimler de var. Mesela Akif Hamzaçebi  gibi beyefendi, devlet tecrübesine sahip saygın isim de Kılıçdaroğlu tarafından önerilebilir. Masadakilerin Hamzaçebi'ye herhangi itirazları da olamaz. Hamzaçebi, Erdoğan'a karşı rahatlıkla kazananır. 

Manzaraya bakınca ortaklarından onay alamayan ama rakiplerii AKP-MHP'den destek gören bir Kıııçdaroğlu profili var ve bu durum da siyasette sık rastlanacak bir tablo değil. Kemal Kılıçdaroğlu mütevazi bir isim. Yaşadığı ev dahi onun halkın arasında kalmaya devam ettiğinin göstergesi. Bu seçimde alacağı karar, izleyeceği yol ülke açısından önemli. Bunun bilinci içinde doğru isimle piyasaya çıkacağını sanıyorum.

Son olarak iktidar için bir sorum var: Erdoğan neden 'yeter' deyip başka birini aday göstermiyor?