Rahmetli Başbakanımız Mesut Yılmaz hakkındaki iddialarla ilgili yazımdan sonra eski bakanlarımızdan Yaşar Topçu aradı.

"Yazını okudum. Doğru, güzel yazmışsın da bir şey eksik kalmış" dedi. 

"Neyi eksik kaldı Bakanım?" diye sordum. Topçu'dan, "Mesut Beyi tanıyorsun. Hiç şantaja boyun eğecek bir yapısı yoktu. Varsayalım ki iddialar gerçek olsun. Öyle olsa bile inadına tersini yapardı" yanıtını aldım.

Gerçekten de Mesut Bey'in o özelliği tartışılmazdı. Onunla inatlaşılmazdı. 'Eyvallah' demeyen, 'boyun eğmeyen' yapısı vardı. Yaşar Topçu bakanımıza bu anımsatmayı yaptığı için teşekkür ediyorum.

Bu arada nedeni bende saklı olmak kaydıyla, Türk Demokrasi Vakfı (TDV) Başkanı sevgili dostum Salih Uzun'a da teşekkür etmeliyim.

6'LI MASA NOTLARI

6 partinin oluşturduğu masada olan bitenler muhalefet kanadında olduğu kadar ikttidar cenahında da merakla takip ediliyor. 6 lider 7 Ağustos'ta yapacakları toplantıyla turu bitirecek. 6'lı masa toplantılarının devam edip etmeyeceği konusu belli değil. Bu konuda henüz alınmış bir karar yok. Kanaatime göre yeni tur toplantıların yapılmaması olasılığı güçlü.

6'lı masada şu ana kadar 'Cumhurbaşkanı Adayı' ismi hakkında herhangi bir görüşme olmadı. Ali Babacan muhtemelen bir yerlerden aldığı taktikler neticesinde son toplantıya isim götürme teşebbüsünde bulundu ama bu çabası masaya ulaşamadı. Sonuçta 'masanın küçük partisinin Başkanı' pozisyonu ile bu girişimine fırsat verilmeyeceğini öğrettiler Babacan'a. Zira masaya isim getirebilecek iki lider var. Onlar da Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener. 

Babacan amacına ulaşsaydı kendisine ve partisine artı yazdıracaktı. Oylarına katkı sağlayacak bir atraksiyon yapmaya kalktı ama bu cin fikri kendisine verenlerle beraber oturduğu yerde kaldı.

ERKEN SEÇİM

Kasım'da erken seçim beklentisi yaygın. AKP ve MHP'nin seçim yapılacakmış gibi faaliyet yürüttükleri ortada. Ekonomideki sıkıntıların zorlamasının yanında, yolsuzluk, hukuksuzluk iddiaları iktidarı sarsıyor. Bir de 20 yılın getirdiği bıkkınlık cabası..

Eski bakan, deneyimli siyasi figür Yaşar Topçu'nun bu eksende muhalefete tavsiyesi var. Topçu, Meclis'in erken seçim kararı alması halinde Erdoğan'ın tekrar aday olabileceğini hatırlatarak, "Muhalefet diyebilir ki, 'Ya sonbaharda erken seçim yaparsınız. Ya da seneye Meclis'ten erken seçim kararı çıkartmayız.' O halde de Erdoğan aday olamaz" diyor. 

AHMET UYANIK: RAKAMLAR YALAN SÖYLEMEZ

Demokrat Parti Başkanlık Divanı'nda görev alanları değişimi oldu. Cemal Enginyurt'a bağlı teşkilat başkanlığı partinin deneyimli ve duayen ismi Ahmet Uyanık'ın sorumluluğuna bırakıldı. Enginyurt'un görev sahası değişmiş oldu. Uyanık daha önce de aynı görevi yapmıştı. DYP zamanında da teşkilat ona bağlıydı. DP Genel Merkezi'nin en ağır işçileri şu an için Uyanık ve mali işlerin başındaki Talip Parlak. 

Çarşamba DP Genel Merkezi'ne uğradım. Uyanık'a 'hayırlı olsun' dedim. Biraz siyaset konuştuk. Biraz da ekonomi. Uyanık çarpıcı bazı notlar paylaştı. Millet olarak hafıza sorunumuz olduğu için o notları aktarmakta yarar görüyorum. 

Ahmet Uyanık dedi ki;

"1952'den 2002'ye kadar 50 senede toplanan vergi 850 milyar dolar. 2003'ün başından 2019 sonuna kadar toplanan vergi ise 2 trilyon 400 milyar dolar. AKP iktidarı 18 senede daha önce 50 senede toplanan verginin üç katından fazla halkımızdan vergi aldı. Ortada gözle görülür, devlet yatırımı diyeceğimiz bir durum da yok. Üstelik devletimiz borç içinde."

Ahmet Bey sözlerini şöyle tamamladı: İktidar yalan söyler ama rakamlar yalan söylemez. 

İLHAN KESİCİ'Yİ PAMUKLARA SARMALI

Muhalefetin Cumhurbaşkanı adayının kimliği açığa kavuşmadı. 6'lı masa doğal olarak seçim kararının alınmasını bekliyor. Seçim kararının açıklanmasından sonra muhalefetin adayını öğrenebileceğiz.

Türkiye'nin içinde bulunduğu koşulları dikkate aldığımızda şöyle 'oh be' dedirtecek isim sayısı fazla değil. Daha doğrusu 'oh be' diyeceğimiz isim çok, lakin aynı zamanda kazanma şansı yüksek olanı sayıca az.

Bize nasıl bir isim lazım?

Öncelikle devleti bilmeli, devlet tecrübesi olmalı.

Dünyayı bilmeli, uluslarası sorunlara vakıf olmalı, ilişkileri olmalı.

AKP dönemine bulaşmamış olmalı.

Yerli ve milli olmalı.

Ekonomi bilmeli. Ülke sorunlarını çözebilecek kapasitede olmalı.

Sağı, solu, muhafazakarı, alevisi, sünnisi, milliyetçisi tarafından benimsenebilecek biri olmalı.

Kavga değil uzlaşma kültürüne sahip biri olmalı.

Kutuplaştırılan ülkeyi 'kardeş bahçesine' dönüştürecek nitelikte olmalı.

Güven veren, çalışkan bir figür olmalı.

Başka şeyler de ilave edebiliriz. Lakin meramımı anlamışsınızdır.

DPT kökenli, CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici bahsettiğim kriterlere 'cuk' diye oturan biri. Türkiye'yi barıştıracak, ekonomik sorunlarını halledebilecek, milli çıkarlarının takipçisi olabilecek, uzlaşma kültürüne sahip ve kazanma olasılığı neredeyse garanti bir isim. Eğer Kesici - Erdoğan yarışı olursa; Kesici asgari yüzde 60 oyla Erdoğan'ı mağlup eder. iddialı bir öngörüde bulunuyorum. Bunu not edin, ilerde hatırlatırsınız bana..

Geçenlerde sohbet sırasında biri şöyle dedi:

"Adamda devlet adamı kumaşı var, dil var, boy pos var. Yıllardır siyasette ama dürüstlüğüne gölge düşürmedi. Üstelik de Sivaslı Yiğido.."

O nedenle İlhan Bey'i  pamuklara sarıp sarmalamalıyız...