Son sürat seçimlere doğru yol alıyoruz. 'İktidar cenahında erken seçimi nasıl yaparız?' sorusuna yanıt aranıyor. Çünkü erken seçim olmazsa Tayyip Bey'in aday olamaması gibi bir realite var. Muhalefet bloğundaysa 'adayın kim olacağı' merakı sürüyor. Bu cephede merak uyandıran diğer husus da gösterilecek adaya karşı herhangi bir tepkiyle karşılaşılıp karşılaşılmayacağı.

Muhalefette merak edilen soruların yanıtlarıyla sizleri aydınlatmaya çalışalım.

Adayın kim olacağı belli değil.

Kemal Kılıçdaroğlu istiyor ama reel siyaset, sahadaki gerçekler onu engelliyor.

Bunlara rağmen aday olursa sıkıntı yaşanabilir.

Özellikle İYİ Parti bu konuda marja sahip. Meral Akşener'in 'tamam' demesiyle de iş bitmeyebilir. Kılıçdaroğlu'nun tercih edilmesi halinde İYİ Parti'de tepki gösterenlerin hatta bunu çok ileri götüreceklerin olduğunu buradan aktarmış olayım.

Kılıçdaroğlu'nun adaylığı halinde Ekrem İmamoğlu'nun tavrını merak edenleri de bilgilendirelim.

İmamoğlu kesinlikle 'isyan' etmeyecek. Kılıçdaroğlu aday oldu diye bayrak açmayacak. Kılıçdaroğlu 'adayımız sensin' derse o zaman İmamoğlu sahneye çıkacak. İstanbul'da medyaya yansıyan gergin görüntülerin aksine iki gün önce geldiği Ankara'da Kemal Kılıçdaroğlu ile de görüştüğünü söylemeliyim.

Konuştuğum CHP'li bir Milletvekili, "Ekrem Bey Kemal Bey'e bayrak açma anlamında bir girişimin içine girmez" dedi. İmamoğlu'nun "Benim şu anda bulunduğum makam müthiş bir yer. 16 milyonluk şehrin Başkanıyım" dediğini de aktardı.

Aynı Vekil, "İstanbul seçimlerinde adaydan önce 'Nasıl birini aday olarak görmek istiyorsunuz?' sorusunu sorduklarını ve halkın çizdiği profilin İmamoğlu'nun üzerine oturduğunu belirtti. Ondan sonra İmamoğlu'nu aday olarak açıkladıklarını kaydetti. Böyle bir yolun yanlış yapma olasılığını azalttığını ifade etti.

Aynı tavır Mansur Yavaş da da var. Bu konudaki son açıklamayı üniversite öğrencileriyle buluşmasında yaptı ve ancak tercih edilmesi halinde aday olacağı mesajını paylaştı.

Bahse konu isimler arasında Erdoğan'la yarışta rahat kazanan iki isim İmamoğlu ve Yavaş. Kılıçdaroğlu bunların gerisinde. 

6'lı Masa aday belirlerken sahadan gelen anket sonuçlarını esas alacak deniliyor. Bu bilgi doğruysa seçmeni hayal kırıklığına uğratacak bir aday çıkarmayacaklarını ifade edebiliriz.

Bir de ilk turda çoklu aday formülünden bahsediliyor ki.. Bunun doğru mu yoksa yanlış mı olacağını iyi hesaplamaları gerekiyor. Bu formülde 'gösterilecek adayı alıştıra alıştıra kabul ettirmek' gibi bir hesap olabilir.

Bütçe görüşmeleri nedeniyle Meclis'e sık gidiyorum. Milletvekilleriyle gündemdeki mevzuları konuşuyoruz. İYİ Partili bir Vekille sohbet ederken duyduklarım çarpıcıydı. Söylediklerini kısaca, "Masada belirlenen isim her partinin yetkili kurullarında değerlendirilecek ve onay alınacak. Öyle liderler şunu istedi oldu gibi bir şey yok. Başka partileri bilmem ama İYİ Parti'de olmadığını söylüyorum. Biat kültürü ile hareket edeceksek bu kadar zahmete ne gerek vardı. Yeni maceraya kapalıyız" şeklinde özetlemiş olalım. 

İşin bir de yaş boyutu var. Kılıçdaroğlu 74, Yavaş 67 yaşında.İmamoğlu ise daha 52'sinde. Siyasette zamanlama ve organizasyon becerisi sonucu tayin eden en önemli etkenlerdir. Bazen sabretmek kazandırır. bazen de atı alan üsküdarı geçer.

Muhalif tarafta sadece 6'lı Masa'nın birlikteliği yok. Yeni bir 'Masa'da yolda. Rıfat Serdaroğlu, Muharrem İnce, Vecdet Öz ittifak kuruyorlar. Zafer Partisi, Memleket Partisi, Doğru Parti ve Adalet Partisi’nin ittifak çalışmalarında sona geldiği belirtiliyor. Bu blok 6'lı Masa'nın isabetsiz aday tercihinde bulunmasının da önünü keser kanaatindeyim.

Bu arada  'Sistem' güzellemeleri yapanlara da bir eleştirim var. Kendileri ile aynı kanaatte değilim. Hangi sistemi getirirseniz getirin insana bağlıdır. Odağında insan vardır. İnsan o sistemi adam gibi uygulamadıktan sonra gerisi hikayedir.

Son notum, CHP Milletvekili  İlhan Kesici ile ilgili. İlhan Bey'de potansiyel cumhurbaşkanı adaylarından. Partisi adına bütçe görüşmelerinin son günü kürsüye çıkacak. O konuşmaya sıkı hazırlanıyor. İzlemenizi tavsiye ederim..

Hadi gelin benim ne istediğimi de söyleyeyim: Kazasız, belasız, hilesiz, medeni bir yarış olsun ve herkes kazananı alkışlasın. Ve umarım ülkeye ve insanımıza en çok fayda sağlayacaklar kazansın. Demokrasi kültürü bunu gerektirir.