Adil Aşırım eski ANAP Milletvekiliydi. Parlak bir beyindir. ODTÜ’den Elektrik Mühendisi olarak mezun olmuştu. Yanılmıyorsam Iğdır’dan milletvekili seçildiğinde 31 yaşındaydı.

DSP’den Meclis’e girdikten sonra hemen ANAP saflarına katılmıştı. Bu geçişle ilgili o zaman şöyle demişti:

"Ben sağın da sağında yetiştim. Aday olmak için DYP'ye gittim ama yer yoktu. Bu yüzden DSP'ye gittim. Iğdır'dan aday gösterildim. DSP'nin Iğdır'da örgütü ve tabanı yoktu. Bana ANAP'lı belediye başkanı sahip çıktı, destek oldu. Ben de zaten ANAP'a geçmeyi düşünüyordum."

Aşırım merhum Başbakanımız Mesut Yılmaz’ın danışman kadrosunda da yer aldı. ANAP Meclis dışında kaldıktan sonra özel sektöre döndü. O dönemde Mesut Bey’le bir sohbetinde, Yılmaz’ın, “Ne yapacaksın bundan sonra?” sorusuna “Akademik hayatım yarım kalmıştı. Onu tamamlamayı düşünüyorum” karşılığını vermişti. Mesut Bey’e verdiği sözü tuttu ve ‘Dr.’ ünvanlı oldu. Yakın zamanda da Doçent olacak.

Adil Aşırım'la dostluğumuzun uzun bir geçmişi var. Geçen hafta aradı ve iftar davetinde bulundu. İftar yemeğinin yanı sıra memleketin geleceğine dönük görüşlerin paylaşılması amaçlanmıştı. Davet edilenler bir dönem Türk siyasetine damga vuran isimlerdi. Oltan Sungurlu, Ali Naili Erdem, Safter Gaydalı, Mehmet Gazioğlu, Aydın Tümen, Esat Kıratlıoğlu, Beyhan Aslan, Esat Bütün gibi isimler davete katılanlar arasındaydı.

Anadolu Kulübü’ndeki iftar davetine icabet ettim. Gazeteci olarak tek davetli bendim.

Anadolu Kulübü, Atatürk’ün kurduğu ve konakladığı, ülke liderlerine, krallara ev sahipliği yapan tarihi bir adrestir.

İftar menüsünde çorba, Ankara tava, güllaç vardı.

Yemek bittikten sonra Adil Bey Türkiye’nin içinde bulunduğu ortamın adım atılmasını gerektirdiğini belirterek konuklardan görüşlerini ifade etmelerini istedi. CHP Milletvekili İlhan Kesici’nin de davetli olduğunu ancak aile programı nedeniyle gelemediğini vurguladı.

İlk söz duayen isim Ali Naili Erdem’e verildi. 93 yaşındaki Ali Bey nazik üslubu ile siyasette yeni bir hareket için henüz erken olduğunu söyledi. Balkan bozgununu yaşayan bir ailenin ferdi olduğunu anımsatan Erdem, Türkiye’nin geleceği için kafa yoran herkesi ‘kahraman’ olarak gördüğünü belirtti. Şu sözleri ders niteliğindeydi: “Rabbim ne olur bu ülke için milli iş insanları yetişmesini sağla. Bize ‘Türkiye’ diyen adamlar lazım. Alman başbakanlığı yapan Kohl’e sormuşlar o da, ‘yüreği Almanya için çarpan insanlarla yol yürümek isterim’ demiş. ‘Türkiye için varım’ diyenlerle beraberim ben…”

Erdem’in ardından mikrofon Adalet, Milli Savunma gibi önemli ve kritik bakanlıklarda bulunan ve siyasetin yüz akı, ağır abisi diye tarif edilen Oltan Sungurlu’ya geldi. “Politika yapmak isteyen arkadaşlar var, onların düşünceleri var” diyen Sungurlu ‘almak için’ yapılan siyasete tepkisini, “Türkiye'de almak için politika yapılıyor. Türkiye zor durumda, büyük fedakarlıklara ve düşüncelere ihtiyacı var. Türkiye’nin verecek şeyi kalmadı” şeklinde ifade etti.

Sungurlu yerel seçim sonucu için, “İlerisi için umut çıktı. Millet mevcut Liderleri beğenmiyor. Erdoğan hariç. Maalesef Türkiye’de siyaset liderlerle yapılıyor. Liderlerden sonra partiler kayboluyor. İnsanlarımız medeni ama sistemlerimiz medeni değil” dedi.

Sungurlu, herkesin şikayetçi olduğu adaletsizliklerle ilgili de, “Hukuk varsa yanlış düzeltilir. Türkiye’de bugün hukuk yok. Bir ülkede hukuk sistemi yoksa, işlemiyorsa hiçbir şey yok demektir” yorumunu yaptı.

Eski Bakan Safter Gaydalı da, gelecek kaygısına vurgu yaptı, “Sistem yok, kurumların, makamların içi boşaldı, kıymeti kalmadı” dedi.

ANAP eski Grup başkanvekili Beyhan Aslan, “Seçmen Tayyip Erdoğan karşıtlığından CHP’ye yöneldi. AKP’den kurtulmak için böyle davrandı. Partiler kimliklerini kaybetti. Güçlü bir merkez sağ partiye ihtiyaç var. Bu sağlanırsa diğer partilere giden oylar geri döner” görüşünü paylaştı.

İftar sohbetinde dile getirilen şu güzel lafı da kaydetmek gerek:

“Politika şeref sahibi olmak için yapılmaz. Şerefli insanlar politika yapmalıdır.”

İftar programı vesilesiyle epeydir görmediğim eski dost ve arkadaşlarla buluştum. İyi oldu.

Aktardıklarımdan da anlayacağınız gibi merkez sağ da yeni bir arayış var. İki duyen, Sungurlu ve Erdem bu konuda ihtiyatlıydı. Diğerleri ise istekliydi.

İlhan Kesici şu an akla gelen ilk lider ismi. CHP’den ayrılıp böyle bir adım atar mı? Geçmiş davranışlarına bakarsam pek iyimser değilim. Lakin ‘olmaz’ da demiyorum.