Tarihten…

Çanakkale Savaşı arifesinde İngilizler bir Abluka Filosu kurmuştu. Aamiral Carden komutasındaki bu filo, 20 Eylül 1914’den itibaren Yunanistan sınırları içindeki Dedeağaç'tan İzmir Körfezi'ne kadar olan tüm Kuzey Ege kıyılarında abluka uyguluyordu.

Çanakkale Savaşı’nda İtilaf Devletleri'ne ait 13 denizaltı kullanıldı. Bunlar Çanakkale Boğazı'nı 27 defa geçme girişiminde bulundu. 3 Birleşik Krallık denizaltısı, 3 Fransız denizaltısı ile bir Avustralya denizaltısını batırdık. Bir Fransız denizaltısını da ele geçirdik.

Osmanlı ordusu, yetersiz imkanlara ve sayıca az olmasına rağmen, büyük bir direniş gösterdi. Mehmetçik, siperlerde göğüs göğüse çarpışarak, top mermileri altında siper kazdı ve vatanını canı pahasına savundu. Atatürk ve silah arkadaşlarının liderliği de zaferde önemli rol oynadı.

Çanakkale, Türk milletinin bağımsızlık azmini ve vatan sevgisini tüm dünyaya gösteren eşsiz bir zaferdir. Bu zafer, milli bilinci ve birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirdi.

Çanakkale’de imkansız denilen şey başarıldı. Vatan sevgisi ve kahramanlığın destanı yazıldı.

Birkaç gün öncesinden...

Amerika’nın Dedeağaç’ta üs kurduğunu biliyoruz. Birkaç gün önce Dedeağaç Limanı’na 3 bin adet zırhlı araç daha indirildi. 3 bin 500 askerin de limanda konuşlandığı açıklandı. Bu yüzyılın Abluka Filosu'nu da Amerika mı kurdu dersiniz? 

Dün…

Devlet Bahçeli: "Cumhur İttifakı 31 Mart'ta millet tarafından verilecek görev için hazırdır. MHP ve Cumhur İttifakı'nın başarması Türk milletinin şahlanmasıdır. Sayın cumhurbaşkanı yanınızdayız, Türk milletini yalnız bırakamazsınız. Ayrılamazsın, bırakamazsın, Türkiye Yüzyılına beraber yürüyeceğiz. Yeni yüzyılın kurtarıcısı olarak sizi görüyoruz."

Bugün…

18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü. 1915’deki zaferimizi kutladığımız, şehit ve gazilerimizi şükran ve minnetle andığımız bir günün arifesinde Devlet Bahçeli’den öğrendiğimize göre yine kurtarılmaya muhtaç olduğumuz bir süreçteyiz.

Bizi kim kurtaracak? Onu da Bahçeli açıklıyor. Erdoğan’ı kurtarıcı ilan ediyor.

Ben de bu kutlu günde “Peki bizi tekrar kurtarılacak hale kim getirdi yada düşürdü?” diye soruyorum…