Müttefik kelimesi arapça kökenli. 'Birinin yanında olmak ya da güvenilir bir ülke veya kişi olmak' anlamı var. Diğer manaları da, 'bağlaşma, anlaşma-uyuşma, oy birliği' şeklinde.

NATO oluşumu ve buradaki üyeler doğal müttefik olarak kabul ediliyor. Lakin kağıt üstündeki bu müttefiklik hali gerçek hayatta karşılık bulmuyor. Bunun en bariz örneği Türkiye-Amerika ilişkilerinde açıkça gözleniyor. 

Bugünlerde Türkiye'de iç siyaset çok hararetli. Bu sıcaklığın dış politikadaki önemli hususlarda bizi zaafa düşürmemesi temennim. İçeriye takılıp dışarıdaki tehlikeleri unutursak zararlı çıkarız.

Türkiye, Irak, Suriye, Libya'da kendi çıkarları ekseninde adımlar attı. Bu durumun geçmişte Türkiye'yi kontrol altında tutan ve emirlerini uygulatan emperyal ülkelerde rahatsızlık yarattığı realite.

Son dönemde Yunanistan'la yaşanan gerilimler Türkiye'yi rahatsız ediyor.  Amerika'nın Yunanistan'da kurduğu üsler ve bu ülkeyi Türkiye'ye karşı kışkırtması dikkat çekiyor.

Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katılma girişimine Türkiye'nin itirazı ise Amerika ve İngilter'yi huzursuz ediyor.

Suriye'deki terör varlığına karşı yeni operasyon planladığını açıklayan Türkiye'de, Amerika'nın Türkiye'ye saldırma olasılığının konuşulduğunu buradan aktarmak isterim. Düşünebiliyor musunuz! Müttefik ABD, müttefiki Türkiye'ye saldırabilir.

Ortak girişilen F-35 projesinden Türkiye'nin çıkarılması, uçaklarına ve parasına el konulması zaten ciddi bir düşmanlık göstergesi değil miydi? Biden'in seçilmesinden sonra bu düşmanlığın katlandığı ortada. Biden ve ekibi bunu ' otokrat-diktatör' yönetimlere karşı bir uygulama gibi sunuyor ama onların kendilerinin boyunduruğu altında olduktan sonra 'diktatör-kral-otokrat' gibi bir kaygı taşımadıklarını da Suudi Arabistan, BAE gibi örneklere baktığımızda görüyoruz. 

AKP iktidarı Türkiye'nin başına Amerika-Avrupa desteği ile geldi. Şimdi ABD-Avrupa'nın iktidardan şikayet etmelerine 'ilahi adalet' mi desek acaba? 

Yunanistan'ın hızla silahlandırılması, üslerle donatılmasının tek hedefinin Türkiye olduğu gerçek. Yunanistan bir asır önce kendisini kullanıp Türkiye'nin üzerine salan emperyal plandan ders çıkarmamış anlaşılan. Bize karşı yem yapılmayı iştahla kabul eden Yunan yönetiminin aklından zoru var demektir. Ülkesini ateşe atan, yıkıma uğratan Zelensky örneği ortadayken düşünceli davranmalarını öneririm. 

Devlet Bahçeli son grup konuşmasında Amerika'nın Türkiye'ye karşı yaptıklarının 'hazmetme sınırını çoktan aştığını' söyledi. Yunanlıları da uyardı. Tayyip Bey de Yunanistan'daki üslerin Türkiye'ye karşı kurulduğunu deklare etti.

Bütün bunlar Türkiye'nin üzerinde ciddi baskı kurulduğunun örneği. Kendi kendine yetecek bir silah sanayi oluşturmak bu açıdan bizim için önemliydi. Türkiye, yutmaya çalışacak olanların boğazında kalacak kadar büyüktür.

Bununla birlikte Türk devleti modern dünyadan uzaklaşmadan yoluna devam etmelidir. Kişilerin ülkenin geleceğini karartmasına fırsat verilmemelidir.

Türk devleti her zaman 18 yaşında delikanlıdır. O devlet bu sıkıntıları halledecek bir yolu mutlaka bulur. 

Bu çağda halen savaşlar, paylaşımlar, kan,gözyaşı konuşuyor olmak gerçekten üzücü. Halbuki mevcut teknolojik imkanlar kimsenin büyüklük taslamaması gerektiğini tavsiye ediyor. Zira orta ve üst sınıf ülkeler arasında yaşanacak savaşlarda herkes herkesi yok edebilir...

Barış ve huzur dolu bir dünyada yaşamak hepimizin temennisi olmalı.